Cumartesi, Ağustos 25

society

anlatasım hiç yok. öyle böyle değil. tek bir cümle söyleyesim yok. ama dökülmem lazım, boşalmam lazım, kusmam lazım, kirleniyorum. benim de kuyruk acım oldu, olmadı desem yalan. çok iyi, muhteşem biri olmadığım aşikar da, bazen bir fark ediyorum, o kadar leş o kadar bok biri var, yanı başımda. siktir git orospu çocuğu diyorum, bu sefer dönüp bunca zaman yanımda tuttuğum, mal gibi fedakarlık yaptığım orospu çocuklarının orospu çocuğu olduğunu bu kadar geç fark edişime, insan gibi değil, hayvan gibi kırılıyorum. içimi alıyorlar, temizlikçi kadının kovaya yeni batırdığı yer bezi gibi sıkıyorlar. son bir senede iki orospu çocuğu daha defolup gitti, geç de olsa şükürler olsun. bu ikisine vefa, saygı duyacak, güzel sandığım günleri hatırlayıp tebessüm edecek kadar bile makul hissim kalmadı.gebersinler isterim.

küçükparktaki yahudi mezarlığı gibi bi mezarlığım var ki, pek çok rahmetli orada yatar. küçükpark gibi güzel bi yer de değil üstelik.

sevgilim, 13 günlük askerlik bile yetti. dön artık. daha şimdiden yoruldum. çok özledim seni.
okuduklarımdan manyaklar gibi etkilenirim, bazen tırt dediğim ifadeler bile, bi zaman sonra aklıma kazınır, unutamam. aptallıkta sınır tanımayan insanlar gibi başlıycam cümleye. bir yerde okumuştum. ne dandik, ne samimiyetsiz şeysin, nerede okuduysan söyle di mi. hatırlasam söylerim. bi eylemin, kelimenin başına "çok" getirdiğinde, dünyanın en samimiyetsiz, en güvenilmez, en yalancı, en nahoş(ki çok severim bu kelimeyi) ifade biçimini doğurduğunu iddia eden. çok özlememe rağmen, bu sebeple çok özledim demekten tedirgin oldum. çok sevmeme rağmen, seni çok seviyorum yerine, seni seviyorum demeyi tercih ederim sevgilime. nitekim sevgilim, bak nası zorlanıyorum. dön. dön. dön. güçlü pozlarına yatmıycam. güçlü olmak, kendine milyonlarca fazladan güçlük çıkarmak manasına geliyormuş, bunu çok uzun bir terapi sürecinde öğrendim, inanabilirsin.

ziyadesiyle güçsüzüm. bunu yazarken kusabilirim.

birileri ankara diyor, gene kusucak gibi oluyorum. bu sene dönmek istemiyorum. anne şefkatinden mahrum kalırsam, sanki hani o cam çocuklar var ya, en küçük bir tökezlemede, en ufak düşüşte her yerleri kırılıyor, onlardan olurum. 146 gün kaldı.

Odtü güzeldi de, ondan da yıldım. kaprisli öğretim üyelerinden de yıldım. gene de yukarıdaki orospu çocukları okuyacak olursa, her koşulda sizden mutlu olduğumu, olacağımı bilmenizi isterim. yüzünüzde mutsuzluğumdan beslenen mide bulandırıcı gülümsemeniz boşu boşuna oluşmasın. nefret bile edemiyorum, küfür etmek sadece hoşuma gidiyor.


bütün içtenliğimle.
ece.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder